"Georg Baselitz’in Son On Yılı" Sakıp Sabancı Müzesi’nde

Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Akbank’ın desteğiyle çağdaş sanatın önemli isimlerinden Alman ressam, heykeltıraş ve baskı sanatçısı Georg Baselitz’in eserlerini ağırlıyor. “Georg Baselitz: Son On Yıl” sergisinde, sanatçının son döneminde ürettiği yaklaşık yüz büyük boyutlu resim ve heykel yer alıyor. Sergi, SSM’nin tüm sergi alanlarını ve bahçesini kapsarken, sanatçının gravürlerinden oluşan bir seçki ise eşzamanlı olarak Akbank Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

Baselitz, 1980’lerden itibaren uluslararası sanat sahnesinde derin bir etki bırakmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı travmalara tepki olarak geliştirdiği özgün tarzıyla, Alman sanatına yeni bir kimlik kazandırmıştır. 1969’dan itibaren resimlerini baş aşağı çizen sanatçı, bu yaklaşımıyla hem soyutlama hem figürasyon arasında bir denge kurmuş hem de resim sanatında geleneksel yöntemlere yenilikçi bir bakış açısı getirmiştir.

Sergide, Baselitz’in kariyerindeki belirgin temalar öne çıkıyor. Çocukluğunu geçirdiği Deutschbaselitz’ten ilham alan kartal figürleri, mavi arka planlara işlenmiş bir seride tekrar hayat buluyor. Geyik motifleri ise sanatçının eserlerinde sıkça yer alan mitolojik imgeleri temsil ediyor. “Altın Eller” serisi, el figürlerinin tarihsel ve kültürel anlamlarını vurgularken, eşi Elke’nin baş aşağı portreleri sanatçının uzun süredir işlediği konular arasında yer alıyor.

Serginin dikkat çeken serilerinden biri olan “İlkbahar” ise, Dada sanatçısı Hannah Höch’ten esinlenmiştir. Baselitz, bu eserlerde baş aşağı figürlerin üzerine gerçek naylon çoraplar kolajlayarak etkileyici bir anlam katıyor. Müze bahçesinde sergilenen heykeller, resimlerdeki temalarla bütünlük oluşturuyor.

  • 02.02.2025 ‘ kadar ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: https://www.sakipsabancimuzesi.org/sergiler-ve-etkinlikler/sergi/73

Adil-i Mutlak: Geleneksel ve Dijital Sanatın Buluşması

İstanbul Tophane-i Amire, 9 Ocak’tan itibaren sanatseverleri “Adil-i Mutlak” sergisiyle eşsiz bir sanat yolculuğuna davet ediyor. Albayrak Grubu’nun 10. yıl sergisi olan bu etkinlik, geleneksel hat sanatını modern dijital tekniklerle harmanlayarak izleyicilere etkileyici bir deneyim sunuyor. Adalet teması etrafında şekillenen sergi, 27 Ocak’a kadar ziyarete açık olacak.

Sanat ve Adalet Teması
Sergide yer alan 13 eser, dünyadaki adaletsizliklere dikkat çekmeyi ve insanlığı adaletin ışığında birleşmeye davet etmeyi amaçlıyor. Albayrak Grubu’nun Kurumsal İletişim Koordinatörü Esad Sivri, serginin sosyal mesajını vurgulayarak eserlerin ilham kaynağı olmasını hedeflediklerini belirtiyor.

Üç Boyutlu Hat ve Dijital Tezhip
Serginin öne çıkan eserlerinden biri, Hattat Savaş Çevik’in Araf Suresi’nin 29. Ayeti’nden ilham alarak tasarladığı üç boyutlu Kelime-i Tevhid çalışması. Piramit formundaki bu yenilikçi eser, geleneksel hat sanatına modern bir yorum getiriyor.

Abdullah Özşahin’in “Döngü” adlı kinetik eseri ise tezhip sanatını dijital dünyayla birleştiriyor. Hareketli yapısıyla izleyiciyi sürece dahil eden bu eser, geleneksel motifleri dinamik bir yorumla sunuyor.

Dijital Sanatın Modern Yüzü
Sanatçı Celal Can Vatandaş, kaleydoskop tekniğiyle hazırladığı video çalışmasıyla geleneksel motiflere modern bir soluk getiriyor. Bu eser, izleyicilere görsel bir şölen sunarken modern ve geleneksel sanat arasında bir köprü kuruyor.

Söyleşiler ve Atölyeler
Sergi, sanatseverlere eserlerin ötesinde söyleşiler ve atölye etkinlikleri de sunuyor. Ketebe Sohbetleri’nde önemli isimler yer alırken, çocuklara yönelik etkinlikler aileler için cazip bir deneyim vadediyor.

  • 27 Ocak’a kadar ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: https://kreaktivist.com.tr/hat-sanati-ve-dijital-eserler-bir-arada-adil-i-mutlak-sergisi/

Chiharu Shiota: Dünyalar Arasında

Japon sanatçı Chiharu Shiota’nın “Dünyalar Arasında” başlıklı kişisel sergisi, Japonya-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 100. yılı kapsamında İstanbul Modern’in ev sahipliğinde gerçekleşiyor. Sergi, sanatçının “ara bir yerde” olma hissi İstanbul’un Asya ve Avrupa’yı birleşiminden besleniyor. Aynı zamanda, İstanbul Modern’in tarihi Karaköy limanındaki yerleşiminden ve limanın yolculuk, göç ve hikâyelerle dolu geçmişinden ilham alıyor.

Shiota’nın sergi mekânına özel olarak tasarladığı yerleştirme, kırmızı ağ benzeri ipliklerle tüm salonu sarıyor ve içine bavullar yerleştiriyor. Bu yerleştirme, “yokluk içinde var olma” fikrini görselleştiriyor. Sanatçının sıklıkla kullandığı kırmızı renk, kan dolaşımı ve hayatın devamlılığını simgelerken, aynı zamanda duyguları, insanları ve anıları birbirine bağlıyor. Bavullar ise bireyleri temsil ederek ev, aidiyet ve kimlik gibi kavramları sorguluyor. Shiota, eserinde zaman, mekân ve bellek gibi unsurları da işleyerek izleyiciyi fiziksel ve duygusal bir bağ kurmaya davet ediyor.

Bavullar, geçmiş ve gelecekle bağlantı kuran semboller olarak karşımıza çıkıyor. İçlerindeki nesnelerin ötesinde, duygular ve anılar taşıyan bir metafor sunuyor. Shiota’nın yarattığı kırmızı iplikler ağı, sadece görsel bir etkileyicilik değil, aynı zamanda insanın içsel dünyasına bir yolculuk çağrısı olarak anlam kazanıyor.

“Dünyalar Arasında” sergisi, sanatçının göç hikâyesiyle İstanbul’un kozmopolit kimliğini bir araya getiriyor. İzleyicilere, kişisel geçmişlerini ve duygularını daha evrensel bir bağlamda düşünme fırsatı sunuyor. Sergi, Öykü Özsoy Sağnak’ın küratörlüğünde 2024 yılında İstanbul Modern’de ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

  • 20.04.2025 ‘ kadar ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: https://www.istanbulmodern.org/sergi/guncel/chiharu-shiota-dunyalar-arasinda

Tasarımcının Notu: Türkiye'de Grafik Tasarımın Dönüşümü​

Tasarımcının Notu sergisi, Türkiye’de grafik tasarımın 20. yüzyılın son çeyreğinde yaşadığı dönüşümü ele alıyor. Eda Sezgin’in programladığı sergi, kültür yayıncılığının yükselişiyle grafik tasarımcının bir özne olarak öne çıktığı döneme odaklanıyor. 1970’lerde kapak tasarımıyla sınırlı olan kitabın, 1990’larda bir tasarım nesnesine dönüşüm süreci, kitaplar, arşiv belgeleri ve mülakatlarla çok yönlü bir biçimde inceleniyor.

1980’ler, Türkiye’de hem siyasal hem kültürel açıdan büyük dönüşümlerin yaşandığı bir dönemdi. Neoliberal politikaların etkisiyle özel sektör, kültür alanına yönelirken, medya, yayıncılık ve güncel sanat gibi alanlar bu değişimin merkezinde yer aldı. Bu süreçte kitap, bir yandan siyasi baskılara maruz kalırken, diğer yandan tasarım ve kültür endüstrisinde estetik bir metaya dönüştü. Grafik tasarımcıların rolü bu noktada daha görünür hale geldi.

1990’larda grafik tasarımcıların önemi daha da arttı. Tasarım niteliği yüksek eserler, farklı ölçeklerde yayınevleri tarafından talep görmeye başladı. Bilgisayarın tasarım sürecine dahil olmasıyla birlikte tasarımcılar, kitabın üretim sürecinde daha aktif bir rol üstlendi. Bu dönemin, 2000’lerin tasarım kültürüne zemin hazırlayan süreçleri şekillendirdiği görülüyor.

Sergi, grafik tasarımcıların kitabın üretimindeki karar alma süreçlerini, yayıncı ve matbaacı gibi aktörlerle ilişkilerini ve kültür ortamındaki rollerini gözler önüne seriyor. Tasarımcılar arasında Yurdaer Altıntaş, Esen Karol, Bülent Erkmen ve Sait Maden gibi önemli isimler yer alıyor. Sergiye paralel etkinlikler Salt’ın sosyal medya kanallarında duyurulacak.

  • Salt Beyoğlu’nda 11 Eylül 2024–2 Şubat 2025 tarihleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: https://saltonline.org/tr/2761/sergi-tasarimcinin-notu?tag=17